Başa Gelen Çekilir( mi? )
Bugün arkadaşlarla partilerden ve Türkiye’nin gelmiş geçmiş hükümetlerinden bahsetik. Konuşma esnasında dikkatimi çeken bir şey vardı: Düşüncelerimiz birbirine uyuyor gibi görünse de temelinde birbirinden oldukça farklıydı. Öyleyse bu zıt düşüncelere rağmen hepimizi bir arada tutabilen bir fikir olmalıydı. Bir süre düşündüm ve şuna karar verdim: Hepimiz bu ülkenin insanlarıyız ve hiçbirimiz başa gelenlerden memnun değiliz!

Acaba memnun olmamamızın nedeni partilerin iktidara geldikten sonra verdiği sözleri her seferinde çöpe atması mı; yoksa biz mi hata seçimler yapıyoruz??
“Kişi, her şeyden önce suçu kendinde aramalı” denir ya, sanırım önce kendimizi eleştirmeliyiz. Sonuçta partiyi iktidara biz getiriyor, geldikten sonra da pişman oluyorsak kendi suçumuzun cezasını çekiyoruz demektir. Gerçi Türkiye’ de çalıp çırpmadan, insan haklarını sömürmeden duramayan ve halka veriyorum deyip de kendi yiyen o kadar çok insan var ki seçimlerde hangisinin dürüst olduğuna karar vermek mümkün değil. Şimdiye kadar iktidara gelen partilerin pek çok foyası çıktı ortaya. Bunlardan ders almamız gerekirken yine aynı hataları yapıyoruz ve sonuçta aynı pişmanlıkları yaşıyoruz. Seçim zamanı bir yandan acındırma politikalarıyla gözümüzü boyuyorlar; öte yandan köylerdeki mazlumları tehdit edip zorla rey topluyorlar.
Bizim gönlümüzde yatan aslan daha dünyaya gelmedi galiba. Aslında istediğimiz şey o kadar belli ki… Az lafla çok icraat, sözünün eri ve işin ehli kişiler. Büyük olasılıkla böyle insanları bulmak çok zor diye geçiriyorsunuz içinizden. Gerçekten çok yazık bir yandan Türk olmakla, soyumuzla gurur duyarken bir yandan böyle insanların aramızda olmadığını düşünmek.
Tek isteğim istikbal seçimler sonrası başa gelen parti ne olursa olsun sözünün eri olsun. Halkın güvenini istismar etmesin ve yaşadığı toprakları, toprağını paylaştığı insanları düşünsün…

