Üniversite ve Cemaat
Cemaatler, giderek yayılıyor ve bugün, pek çok eğitim kurumunu ellerinde bulunduruyorlar. Üstelik sadece kendi kurumlarında değil, devletin eğitim kurumlarında da faaliyet göstermekteler.
Bu yazımda cemaatçilerin üniversitelerde fikirlerini benimsetme çabalarından bahsedeceğim.
Üniversiteye gittiğim ilk sene kız yurdunun girişinde birkaç tesettürlü “abla” karşıladı beni, hemen elimden valizlerimi aldılar ve odama kadar götürdüler. Büyüklerimin üniversitede çok dikkatli olmam gerektiğini; aksi takdirde “yem” olabileceğimi nasihat etmeleri bir anda uçtu gitti aklımdan. Böyle yardımsever kişileri görmek beni çok rahatlatmıştı.
Her geçen gün insana yeni şeyler öğretir ya ben de zamanla bunun karşılıksız bir iyilik olmadığını anlamaya başladım. Sürekli odama gelip beni “cemaat evleri”ne çağrı ediyorlar, kabul ettirmek için cazip şeyler söylüyorlardı; oysa ben önceden uyarıldığım için gitmemek için direndim.
Açık-kapalı ayrımı yapmaksızın herkese kucak açıyormuş gibi görünmelerine rağmen durumun öyle olmadığı su götürmez bir gerçek.
Bu yazımda cemaatçilerin üniversitelerde fikirlerini benimsetme çabalarından bahsedeceğim.
Üniversiteye gittiğim ilk sene kız yurdunun girişinde birkaç tesettürlü “abla” karşıladı beni, hemen elimden valizlerimi aldılar ve odama kadar götürdüler. Büyüklerimin üniversitede çok dikkatli olmam gerektiğini; aksi takdirde “yem” olabileceğimi nasihat etmeleri bir anda uçtu gitti aklımdan. Böyle yardımsever kişileri görmek beni çok rahatlatmıştı.
Her geçen gün insana yeni şeyler öğretir ya ben de zamanla bunun karşılıksız bir iyilik olmadığını anlamaya başladım. Sürekli odama gelip beni “cemaat evleri”ne çağrı ediyorlar, kabul ettirmek için cazip şeyler söylüyorlardı; oysa ben önceden uyarıldığım için gitmemek için direndim.
Açık-kapalı ayrımı yapmaksızın herkese kucak açıyormuş gibi görünmelerine rağmen durumun öyle olmadığı su götürmez bir gerçek.
Üstelik yanlarında şans eseri bulunduğum iki “cemaat gönüllüsü”nün konuşması, beni onlardan iyice soğuttu. Biri önlerinden geçen kızları göstererek:
-Şunlara bazen öyle özeniyorum ki hayatı dolu dolu yaşıyorlar, diyordu.
Sen de yaşa, dedi yanındaki kız. “Senin onlardan ne eksiğin var ki?”
-Olmaz, “ablalar” beni öldürür.
-E cemaatte olmak zorunda mısın? Memnun değilsen girme o ortama.
-Bölümümde iş imkanı az, belki cemaat kurumlarında iş olursa…
*Bunun yanısıra birkaç arkadaşım “ablalar” kızar korkusuyla değil süslenmek; saçını bile taramıyor ya da gizli gizli hevesini almaya çalışıyor.
*Devlet yurtlarında da çok yaygınlar. Sürekli mescitte sohbetler düzenleyip ölüm korkusunu beyne kazıyorlar.
*Kermesler düzenleyip kekler, kurabiyeler, çeşit çeşit şeyler satıyorlar. Toplanan paranın “hayır” adı altında cemaat evlerine gittiğini artık herkes biliyor.
*Demin dediğim gibi açık-kapalı ayrımı yapmaz gibi görünseler de onlara uymadığınızı ayrım ettiklerinde selam vermek bir yana yüzünüze bile bakmıyorlar.
*Zayıf noktalarınızı, dertlerinizi fazla yansıtmamaya çalışın; bunları kullanarak yakınlaşabiliyorlar.
Geçen gün başıma gelen bir olayı da anlatmadan geçemeyeceğim:
Bir akşam yurtta yanıma iki kız geldi ve beni doğumgününe çağırdılar; ancak işin ilginç tarafı kimin doğumgünü olduğunu dahi bilmiyorlardı. Sadece onlara pasta almaları “emredilmiş”.
Belirtmek isterim ki kendi rızasıyla kapananlara bir sözüm yok, ben de kapalıyım; ancak dinin sömürülmesi çok zoruma gidiyor bu nedenle sizden bir ricam var: Dininizi kendi içinizde istediğiniz gibi yaşayın ve kimseyi inancı yüzünden sorgulamayın.



Çok güzel yazmışsın.Ayrıca şunada değinmeden geçemeyeceğim benimde akrabalarımında bu cemaatçilerle azda olsa ilgisi var.Kendi kiraladıkları evlere gelen öğrencilerin bazılarına torpil geçiliyor mesela ilahiyatçılar 100 ytl diğerleri 200 ytl oduyor misal yani.
*Torpil dinimizde gunah değil mi?Tabiki gunah.
*Senin dediğin gibi iyilik yapıyorlar sonra karşılık bekliyorlar sende kendini borçlu hissediyorsun.Mesela bendede insanlara ‘hayır’ diyememe hastalıgım var bundan yararlanıyorlar.
*Yabancı ülkelere okul açıyorlar ordaki çocuklara istaklal marşı okutuyorlar(stv de gordum) Bu olayda baya sapıtmışlar onlar başka ulkenin cocukları neden istiklal marşı okutuyorsun ki?Bi ingiliz gelip bize kendi marşını okutsa okurmuyuz bi düşünün?Sömüreyorlar ordaki cocukları.O cocuklar meslek sahibi oluncada kendini borçlu hissettiği için cemaatçılara hayatta kolaylık sağlıyor torpil yapıyor.
Bu konuya bukadar güzel değindiğin içinde senide ayrıyetten tebrik etmek isterim.;)
ben de ilginiz için teşekkür ederim
Kul ibadetlerini kendi iradesiyle de yapar, bunun için herhangi bir cemaate mensup olmanız gerekmez. Hoş cemaatin ne olduğunu bilen de pek yok ya! Ama bu şucu bu bucu diye yaftalamak da pek hoş değil, zannımca…
Ayrıca, yazıda bir bayandan bahsediliyor; ama blogun sahibi erkek, bu çelişkiyi anlamadım, alıntı yazı mı acaba?
Hayır yazı alıntı değil. Blogda birçok yazar arkadaş vardı. Bu yazıyı yazan bayan arkadaş da blogumuzda yazardı ancak. Sistemsel bir sorun nedeniyle tüm yazarlar silindi ve şu anda yazıların hepsini ben yazmışım gibi görünüyor.