Ne İzliyoruz? Ne İzletiyorlar?
Yine geldik memlekete ve can sıkıntısından sarıldık kumandalara. Normalde pek televizyon izlemem. Benim için dersler ve internet vardır! Memlekette el mecbur can sıkıntısından izlemek zorunda kalıyorsunuz işte. Her gün onlarca kanal geziyorum ve inanın aralarında izlemeye değer tek bir program bile yok. Hele şu evlendirme programları var ya tam gıcıklar! Millete aleni açık aleni şey diyorlar: Siz evlenemeyecek kadar salaksınız gelin sizi biz evlendirelim
Bizim salak ulus de koşa koşa gidiyor. Birçoğunun amacı popüler olmak, para kazanmak. Peki ya izleyenlere ne demeli? Ya sanane o evlendi ya da evlenmedi! Bu programlar vereceğim en kolay örnekler. Beş altı yıl evvel bile bu böyle değildi. Birkaç tane saçma sapan program vardı ama diğer kanallarda izlenmeye değer bir şeyler oluyordu. Şimdi bu programların tuttuğunu gören kanal başlamış program yapmaya…
Hele bir de dizilerimiz var. Onlar zaten başlı başına tam bir facia. Birçoğunda salak salak espriler ve tam oturtulamamış senaryolar var. Çoğu vakit bölüm çok saçma bir olayın etrafında dönüyor ve bu o kadar abartılıyor ki bazen bir diziyi tek bir olayla geçiştiriyorlar. İzlediğim tek sıra Kurtlar Vadisi’ydi. Ona da ne yazık ki kriz dolayısıyla fasıla verildi. Gerçekten senaryosu ve ekibiyle tam bir bütündü.
Bu sektörde Allah’tan filimlerimiz var da kaliteli şeyler izleyebiliyoruz. O da kaliteli bir filmin tvye gelebilmesi yılları buluyor. Bu konuda en güzel tepkiyi dayım veriyor. Belgesel kanallarından başka kanalları izlemiyor. Türkiye’nin bu durumunda herkesin belgesel kanalı izlemeye bütçesi de yetmiyor. Sanırım böyle giderse televizyon sadece haberlerin ve maçların izleneceği bir yer olacak.
Tabi bunlar benim görüşlerim. Sonuçta burada her şey arz-talep meselesi. Saçma diye nitelendirdiğim dizileri ve programları izleyen milyonlarca insan var ne yazık ki. Televizyon benim için giderek gerçekten de aptal kutusu oluyor.

