• Giriş

    Anasayfa

  • Hakkında

    Hakkında

  • Site Haritası

  • Bağlantılar

    İletişim

  • Link

    Gizlilik

Yeriniz:Giriş >> Şiir >> Yağmur

Yağmur

Şair: Nurullah Genç

Vareden’in adıyla insanlığa inen Nur
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat
En müstesna doğuşa hamiledir kainat

Yıllardır boz bulanık suları yudumladım
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım

Hasretin alev alev içime bir an düştü
Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü

İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi’nin
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin
Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla
Evlerin arasına dikilir yesil bayrak
Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak

Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım
Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydim

Yağmur, gülsenimize sensiz, baldiran düştü
Düşmanlik içimizde; dostluklar yaban düştü
Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe
Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü

Bir güzide mektuptur, çağlarin ötesinden
Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına
Yayılır o en aka mustu, pazartesinden
Beyazlik dokunmuştur gecenin siyahina
Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin
Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin

Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım
Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamiş, mazide
Dokunduğun ufak bir nakış da ben olsaydim

Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü
Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü
Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin
En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü

Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan
Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar
Mutluluk nağmeleri işitirler Hiradan
Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar
Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri
Paramparça, ateşler sahinin hayalleri

Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım
O mücella çehreni izleseydim ebedi
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım

Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü
Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü
Katil sinekler deldi hicabın perdesini
İstiklal boşluğunda arılar nadan düştü
Dolaşan ben olsaydım Save’nin damarında
Tablosunu yapardim yıkılan her kulenin
Ebedi aşka giden esrarlı yollarında
Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin
Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü
On asırlık ocağın savururdum külünü

Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım
Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak
Uğrunda koparılan bir kafa da ben olsaydım

Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü
Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü
Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara
Bir bela tünelinde ağır sınav düştü

Badiye yaylasında koklasaydım izini
Kefenimi biçseydi Ebva’da esen yel
Seninle yıkasaydım acılar dehlizini
Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar
Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya

Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım
Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu
Bahira’dan süzülen bir yaş da ben olsaydım

Haritanın en ak noktasına kan düştü
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü
Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi
Hakların temeline sanki bir volkan düştü

Firakınla kavrulur çölde kum taneleri
Ahuların içinde sevdan akkor gibidir
Erdemin, bereketin doldurur haneleri
Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların
Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların

Devlerin esrarını aynalara sorsaydım
Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım

Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü
İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü
Güvenilen dağlara kar yağdi birer birer
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü

Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini
Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir
Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini
Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir
Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından
Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından

Madeni arzuların ardında seyre daldım
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini
Senin için görülen bir düş de ben olsaydim

Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü
Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü
Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali
Hazindir ki; dertleri asmaya umman düştü

Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır
Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur
Sensiz doğrular eğri; ak bile karadır
Sesini duymayanlar girdabında boğulur
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin
Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin

Saatlerin ardında hep kendimi aradim
Bir melal zincirine takıldı parmaklarım
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım

Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü
Sensiz kıtalar boyu uzayan yurt düştü
Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü

Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde
Sümeyra’yı arıyor her damlada bir saray
Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin
Mekanın fırçasında solmayan fotoğraf senin

Yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım
Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım

Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü
Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan
Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü

Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın
İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın
Nazarın ok misali karanlıkları deler
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin

Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım

Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü

Nefsinle yeniden çizilecek desenler
Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler
Anneler çocuklara hep seni içirecek
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin
Sana mü’mindir sema; sana muhtaçtır zemin

Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü
Zedelendi sağduyu; körleşen iz’an düştü
Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın
İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü

Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
Dokunduğun ufak bir nakiş da ben olsaydım
Sana sırılsıklam bir bakiş da ben olsaydım
Uğrunda koparılan bir kafa da ben olsaydım
Bahira’dan süzülen bir yaş da ben olsaydım
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım


Şiir antoloji.com sitesinden alıntıdır.

  • Yorum Yap ve Yorumları Oku
  • Yazı Hakkında
  • Uyarı

Yorumlar

Cevabı iptal etmek için tıklayın.

Sitem Var!

RSS AkışıYorum yok14 Ocak 2010ŞiirYağmur
Yazıya Ait Etiketler: Nurullah Genç, Nurullah Genç şiirleri, Yağmur şiiri, Yağmur şiiri hakkında, Yağmur şiiri oku
Uyarı: YazıKolik sitesindeki içerikler başka sitelerden derlenerek veya site editörleri tarafından oluşturulmuştur. Eğer sitenizden YazıKolik sitesine içerik çekiliyorsa ve siz bu durumdan hoşnut değilseniz İletisim Sayfası aracılığıyla bizeulaşabilirsiniz. Gereken en kısa süre içerisinde yapılacaktır.

video

En Çok İzlenenler

  • Hadise Evlenmeliyiz İzle Dinle Şarkı Sözleri - 7.084
  • Issız Adam – Sevişme Sahnesi - 6.595
  • Deniz Arcak Sevdim Seni Mabuduna İlahisi - 2.679
  • Velet-Aşkın İnadına - 2.427
  • Güiza Ağlıyor Video İzle - 1.034
  • Nefes: Vatan Sağolsun Fragman İzle - 1.012
  • Hadise Düm Tek Tek Bedava Video İzle, Şarkı Dinle - 822
  • Muazzez Abacı Kemancı Dövdü - 647
  • Beyaz Süper Mario Taklidi - 636
  • Hadise Penti Reklamı - 595
  • The Twilight Saga: New Moon (Alacakaranlık) Fragmanı Yayımlandı - 585
  • Ezel Dizisi Eyşan Müziği - 498

En Çok İndirilenler

  • Ücretsiz ve Faydalı Bilgisayar Programları - 816
  • Eurobattle Installer 1.24c - 737
  • KPSS Eğitim Programı İndir - 471
  • YouTube Müzik İndirme Programı - 415
  • DirectX 9 İndir - 375
  • Warcraft III: The Frozen Throne Patch 1.24c - 361
  • Televizyon İzleme Programı İndir - 343
  • Kaspersky Antivirüs 2010 İndir(Türkçe) - 253
  • sXe Injected 8.6 fix1 - 182
  • Panda Antivirüs Programı İndir - 179
  • Adobe Dreamweaver CS4 İndir - 172
  • Ares 2.1.1 İndir - 143

En Popüler Filmler

  • Vampir İmparatorluğu İzle - 2.252
  • Percy Jackson & Olimposlular: Şimşek Hırsızı İzle - 710
  • Alis Harikalar Diyarında İzle - 483
  • Eşrefpaşalılar İzle - 471
  • Recep İvedik 3 İzle - 229
  • Nine İzle - 214
  • Phoonk 2 İzle - 209
  • Deli Dumrul Kurtlar Kuşlar Aleminde İzle - 158
  • Romantik Komedi İzle - 153
  • Tanrının Kitabı İzle - 124
  • Acı Aşk İzle - 112
  • Vavien İzle - 101

En Popüler Kişiler

  • Pınar Çağlar Gençtürk - 3.620
  • Zuhal Gencer Erkaya - 419
  • Necati Şaşmaz - 160
  • Alev Altın - 157
  • Kaan Kural - 133
  • Gerçek Sağlar - 132
  • Onur Şan - 127
  • Onur Bay - 116
  • Begüm Akkaya - 105
  • Pelin Batu - 98

Diğer Kategoriler

  • Albüm Tanıtımı
  • Blogger Tema
  • Bloglama Olayı
  • Dil ve Edebiyat
  • Eğitim
  • Eleştirel
  • Film İzle
  • Genel Bilgi Yazıları
  • Geyik
  • Kamu Yönetimi
  • Kategorilenmemiş
  • Kişisel
  • Maç Özetleri
  • Oyun İndir
  • Resim
  • Son Dakika
  • Spor
  • Tanıtım Yazıları
  • Tecrübeyle Sabit Olanlar
  • Teknolojik Aletler
  • Üniversite Hayatı ve Kampüs
  • Yemek Tarifleri
Hakkımızda | Telif Hakkı | Arşiv | İletişim | Oğlak Burcu

Telif hakkı © 2008-2010 YaziKolik Tüm hakları saklıdır