“Müslüm” Filmi Üzerine Kısa Bir Yazı

Hayatımın hiç bir döneminde Müslüm Gürses’in yaşamı ve geçmişiyle ilgilenmedim. “Müslüm Baba” benim tarzım değildi ve ilgimi çekmedi. Açıkçası, “Nilüfer” şarkısından önce kendisini dinlemişliğim yoktu. Hala, “Nilüfer”le birlikte çıkan birkaç şarkısını biliyorum yalnızca. Bununla beraber geçen hafta, kendisi hakkında çekilen filme gittim. Hayatıyla film öncesinde çok ilgilenmediğim için, film hakkında duygularımı karıştırmadan daha objektif bilgiler verebileceğimi düşünüyorum.

Film geçen hafta vizyona girdi. Ertesi gün eşimle, izlemeye Cevahir’e gittik. Gayet güzel ve çok büyük bir salonunda izledik.

Müslüm filmi, Müslüm Gürses’in hayatını kırılma noktalarını dikkate alarak oldukça düzenli bir sırayla anlatıyor. Sadece bir noktasında senaryonun anlaşılamıyordu. Onun dışında her oyuncu mükemmel bir şekilde işini yapmış ve ortaya çok iyi bir film çıkmış. Ben hayran olduğum bir sanatçının değil, bir adamın biyografisini izlemeye gittim ve müthiş keyif aldım. Keyif almaktan kasıt, söz konusu Müslüm Gürses’in hayatı olunca göz yaşına dönüşüyor. Örneğin, Müslüm’ün annesinin öldüğü kısımda bıçağı içimde hissettim ve hıçkıra hıçkıra ağladım. Oyunculardan özellikle Müslüm’ün gençliğini canlandıran Şahin Kendirci’yi beğendim . Şivesi, tipi ve oyunculuğu filme çok uygundu. Mazlum bakışları bile yeterdi. Oyuncularla ilgili dikkatimi çeken bir başka husus, Timuçin Esen’in biraz fazla sallanmasıydı. Müslüm Babaya benzeyeceğim derken tuhaf hareket yapıyormuş gibi duruyordu.

Bu arada filmin oyuncuları; Timuçin Esen, Zerrin Tekindor, Ayça Bingöl, Erkan Can, Taner Ölmez, Erkan Avcı, Şahin Kendirci ve Turgut Tunçalp.

Filmin Senaryosunu yazanlar, Hakan Günday ve Gürhan Özçiftçi. Senaryo güzeldi. Zaten bir hayatı konu aldığı için küçüklükten ölümüne kadar sıra şeklinde ilerliyordu. Yüksek ihtimalle Muhterem Nur’dan ve dostlarından öğrenilen vurucu hatıralara göre çekilmişti. Sadece bir yerinde, Müslüm’ün kardeşinin öldüğünü sırasında değil de çok sonra Müslüm sinir krizi geçirdiği bir anda gösterdiler. Ne alaka olduğu çok anlaşılmadı. Hatta film arasında geç gelip çocuğun öldüğünü mü kaçırdık dedik birbirimize, meğer göstermeyip sonraya saklamışlar. İzleyince bana hak vereceksiniz. Bu kısım kesinlikle bir kopukluk yaratmış senaryoda. İkinci bir kusur bana göre, bir yerde sırf Müslüm Gürses de yer almış olsun diye hologramını kullanmışlar, Timuçin Esen yerine. Baya saçma durmuştu.

Müzikleri ise, Ender Akay ve Sunay Özgür hazırlamış. Kendilerini tanımam, yalnızca diyebilirim ki filmin müzikleri çok hoştu. Gerçekten Adana türküsü ve yerel türkülere, arka plan müziklerine ve Timuçin Esen’in seslendirdiği Müslüm Gürses şarkılarına bayıldık. Üstelik sırf dinlensin diye popüler olan son dönem şarkıları değil, onu gerçekten dinleyenlerin bileceği şarkılar seçilmişti.

Biz filmi epey beğendik. Zaten rekora gidiyor. İzlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Hayatının filme alınmamasını isteyen Müslüm Gürses’i dinlemeyip film yapmak belki ayıp olmuş, ama kendisini hiç tanımayan insanlar artık onu daha çok dinleyecek ve sevecek bundan eminim.

Filmin Fragmanları şunlar:

Bir cevap yazın