Şerbethane Cafe-Restaurant

Geçen hafta, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle, üç günlüğüne İstanbul’a gittik. Ailecek kendimize iyi bir gezi rotası belirlemeye çalıştık.  İlk olarak Eminönü’nde Kapalı Çarşının Bakırcılar ve Mısır çarşısı kısmında biraz dolaştık. İnanılmaz kalabalık ve adım atacak yer yoktu. Adeta insan trafiği vardı çarşıda ve caddelerde. Çarşının ardından, Gülhane Parkı’na geçtik. Parka Sirkeci tarafından girip yukarıdaki ana kapıdan çıktık. Her zamanki gibi çok güzeldi. Küçük kardeşim (4 yaşında) defalarca parkı çok beğendiğini belirtti ve ağaçların büyüklüğüne hayret etti.

Gülhane’den çıkınca, Sultanahmet’e doğru yürüdük. Ayasofya’nın önündeki sıra epey uzundu her zamanki gibi. Böyle tarihi mekanların, turistlerin ilgisini çekmesi çok güzel. Ancak insan içinden “Peki eziyetsiz biz ne zaman gezebileceğiz?” diyor. İyi ki üniversite okurken, bu tarihi mekanları görme işini bitirmişim.

Yukarıdaki rotanın sonuna güzel bir mekan ekleyelim dedik. Sultan Ahmet civarında yemeği ve nargilesi iyi olan bir mekan araştırdık internetten. Foursquare  sağolsun, yine imdadımıza koştu. İyi yorumlar almış ve puanı epey iyi bir mekana yönlendirdi bizi.

Tarihi Dokusuyla Muhteşem Kafe-Restaurant: Şerbethane

Şerbethane’ye açıkçası ilk kez gittiğimiz için yolu size tam olarak tarif edemiyorum. Topkapı Sarayı’na giderken saraya dönmeyip aşağı caddeye girer, oradan sağa dönerseniz bir çarşıya ulaşacak ve çarşının en sonunda kafeyi bulacaksınız.

Fotoğraftaki gibi ilk olarak, tarihi bir sokağın içine yayılmış koltuklarla karşılaşıyorsunuz. Genellikle her koltuğun kenarında bir nargile oluyor.

İçerisi tarihe dokuya uygun modern-ceviz masalarla döşeli, ilerledikçe geniş sayılabilecek bir bahçeye ulaşıyorsunuz. Biz kalabalık olduğumuz için bahçe kısmındaki uzun bir masayı tercih ettik. Siparişlerimizi verdik.

Gelen siparişlerimiz çok lezzetliydi. Denediğimiz ne varsa her biri çok güzeldi. Öncelikle nargilesi harikaydı. Nargileci zaten yakından ilgileniyor sizinle. Kendisinin yaptığı Love 66 karışımını önerdi bize, kesinlikle aynısıydı. Nasıl formüle etti bilmiyorum, ama çok başarılıydı.

Yemek olarak testi kebabı sipariş ettik. 110 TL idi fiyatı. Üç kişiyi doyurabilecek porsiyonda ve tadı mükemmel. Sunumu sade ve güzel. Küçük kardeşim için köfte istedik, eti gerçekten lezzetliydi.

Yemeğin ardından tatlı ve çay söyledik. İsterseniz demlik çay alabiliyorsunuz. Mutlaka demlik isteyin, çünkü çay sevmeyen ben bile bardak bardak içtim. Çok taze ve iyi demlenmiş bir çaydı. Türk kahvesini  deneyemediğim için çok üzüldüm. Aklımda, mutlaka gidince deneyeceğim. Tatlı olarak magnolia ve künefe söyledik. Magnolia efsaneydi. Künefe ise standarttı. Her yediğimiz iyi olunca, künefe sönük kaldı ama kesinlik kötü değildi.

Ayrıca mekana şerbethane denilmesinin nedeni, Osmanlı şerbetleri yapıyor olmaları. Biz denemedik. Ailecek şerbet veya hoşaf vs. kültürümüz yok. Ama eminim ki güzeldir.

Bunlar dışında garsonları çok kibar ve ilgiliydi. Nargilecisi de aynı şekilde sürekli yanımıza gelip  beğenip beğenmediğimizi sordu. Beğenmezsek değiştirebileceğini söyledi.

Kesinlikle yolunuzun düşmesini tavsiye ettiğim mekanlardan biri. Biz rutin şekilde Sultan Ahmet civarında gezip bir yerde yemek yer eve giderdik. Ama bu kafeyi ararken birçok güzel sokaktan geçtik. Sultan Ahmet mahallesinin farklı yerlerini gördük. Size de tavsiyem tarihi yerleri gezdikten sonra, arka sokaklara dalmanız.

Kafenin ayrıca kendi sitesi de bulunuyor: http://www.serbethane.net/

 

Bir cevap yazın